GİRİŞ HAKKINDA ÖDÜLLER PROJELER YAYINLAR İLETİŞİM
biyografi etkinlikler juri üyelikleri eğitim çalışmaları yaklaşım

“mimarlığın neye muktedir olduğunun sınırlarını araştırmak”


Sorular:

Küreselleşme çağını yaşarken (bağlam-anlam ekseninde) bugünün yerelliği nedir?

Kent, ‘ilişkisel mekan’ jeneratör olarak mimarlık için yeni bir öğrenme modeli olabilir mi?

Bugünün çağdaş öznelerinin temel sorunsallarından biri olan kimliklerin çözülmesi, mimarların yeni konumlanmalar üretmesi için bir fırsat olabilir mi?


Yaklaşım /bakış/stratejiler:

Doğası gereği mimarlığın farklı iletişim biçimleri doğurduğuna ve üzerinde mutabakata varılmış ortak kurallar olmaksızın gerçekleşmeye meyilli olduğuna inanmak; tasarım denen olguyu yeniden tanımlamak,

Duruma baştan bir tasarım öngörmek değil; koşullar, aktörler ve olanaklarla bir tasarıma ulaşmak; ‘yaratmak’ değil, ‘oluşmasına izin vermek’,

Koşul, aktör ve olanakları çoğaltarak olasılıklar uzayını genişletmek; düşünceler, bilgiler ve olanakların birbirini keşfedeceği arayüzleri bulmaya çalışmak,

Mimarlığın kendini araçsallaştırdığı sosyal etkileşim ve iletişim biçimlerini araştırmak,

‘Yer’den doğan anlam-bağlam ilişkisinin peşine düşmek; fiziki varlığından çok, değerini tüm zamanlarda sürdürecek ve kendini çoğaltabilecek bir mimarlığın izini sürmek,

Mimari tasarımı sadece problem çözme aracı olarak değil; problem ve durumları işaret etmenin ya da görünür kılmanın da bir aracı olarak görmek,

Küresel dünyanın ‘hızlı’ beklentilerine karşı, ortamın araç ve yöntemlerini kullanarak ‘yavaş-latma’ stratejileri üretmek,

Müşteriyi birey, kurum olarak değil, ‘durum’ olarak tarif etmek,

Kutsanan ‘nesne’, ‘bina’ odaklı mimarlığın cazibesine kapılmamak; nekrofilik dürtülere ve reflekslere şüphe ile yaklaşmak.


Mimar:

Kent yaşamının ve kente dair politikaların belirlediği ‘ortam’ ve ‘durumlar’; Mimarlığın değil ama mimarın kendine belirlediği rollerin yetersizliği; Pratik dünyadaki mimarın talep edileni hayata geçiren, proje çizen adam pozisyonuna indirgemesi;
...’ne karşı: “konumlanma” lar ve duruma özel “mesafe*”ler üretmek,

‘Konumlanma’lar aracılığı ile koşullara ve karşılaşılacak durumlara hazırlıklı olma süreçlerini örgütlemek,

‘Mesafe*’ler aracılığı ile üretim araçlarını belirleyen;
‘Strateji’ ve ‘organizasyon’ modellerini belirlemek.


“... bir şeye çok yakın olduğumuzda aşinalık bakış açımızı çarpıtır, çok uzak olduğumuzda ise bakış açımızdaki çarpıklığın kaynağı mesafenin ta kendisidir; dolayısıyla, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için uzaklıkla yakınlık arasında bir denge tutturmak gerekir.” Carlo Ginzburg, Tahta Gözler



Ofis=Ortam / Mimarlık Ofisi (MO) nedir?

Bir organizasyonun, sistemin adı değildir. Bir ortamdır.

İşimizi verimli ve istediğimiz nitelikte üretebilmenin ortamıdır.

MO bir kurumsal yapıyı ayakta tutmak, maaş ve kira ödemek için iş yapmak zorunda olunan bir yer değildir. Gerekirse daha verimli bir ortam için terk edilebilir. Yeni ortaklıklar, organizasyonlar kurulabilir.

MO’nin sürekliliği için para olmazsa olmaz tek kaynak değildir.

MO’nde üretim sadece para kazanmak için yapılmaz. Her proje aslında yeni bir bilgi alanıdır ve bu alanlar MO’ni besler. Öte yandan yeni bilgi alanları adına yapılan her araştırmanın bir karşılığı, bedeli vardır. Karşılıksız iş yapılmaz, hele hele iş almak için...

MO içinde yapılan iş, konvansiyonel ofis modellerinde olduğu gibi koşullarının izin verdiği ölçüde nitelikli değildir. MO işin farklı nitelik olasılıklarını olanaklı kılacak modellerinin üretilebildiği bir yerdir.

MO’nun tüm kaynaklarını bünyesinde tutması gerekmez, bu gibi gereksiz hantallıklardan kendini korur. Her çalışmanın özgün içerik ve koşulları ile bağlantılı olarak, gerektiği zaman yeniden örgütlenebilecek bir hareket kabiliyetine sahiptir.

MO’inde kaç kişinin çalışabileceğini ortamın olanaklarından çok üretimin olanakları belirler. Çalışma içeriklerine bağlı olarak bu organizasyon, büyür ya da küçülür... Büyüklük sınırlarını kendi dinamikleri ile ayarlayabilen bir organizmadır. Üretilenin niteliği sürdürülebildiği oranda da büyüyebilir. Büyüklük sınırını belirleyen üretilenin ‘niteliği’dir.

MO hiyerarşik bir sistemin kurulduğu, işlerin doğrusal akış içinde üretildiği bir yer değildir. Kendinden organizasyonlu, doğrusal olmayan iletişim ve akışların üretimlere, işlere dönüştüğü bir yerdir.